Neolitik Dönem, Fas Krallığı mimarisinde bir dönüm noktası olmuştur. Kendi zanaat ve sanatlarını da beraberinde getiren Kuzey ve Doğu bölgelerden gelen göçmenlerin ülkeye yerleşmesi de bu döneme rastlamaktadır. Günümüzde, geçmişte olduğu gibi, eski gelenekler ile halk kültürünün ve ahşap, bakır, taş ve demir başta olmak üzere kullanılan malzemenin çeşitliliği, 70'den fazla zanaat dalının ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Bu zanaatlar, halkın, ülkede yaşayan yabancıların günlük ihtiyaçlarını karşılayarak büyümeye devam ettiği gibi, ülkeye gelen turistlerin ilgisini çekmektedir.
Fas tarihinin bir parçası olan bu mirası korumak kaçınılmazdır. Binlerce aile bu zanaatın yok olması halinde yoksulluğa mahkum olacaktır, ve bu durum souk adı verilen çarşıların sonunu getirecektir; bu zanaat ile ilgili olarak krallığın geçmiş dönemlerinde yaşanan birtakım huzursuzluklar, aylak halkın sürekli tetikte olmasına sebep olmuştur.
Takılar ve Bilezikler
Takılar :
Fas'ta takı işçiliği bir sanat olarak kabul edilir. Esnaflar faslı bayanların rüyalarını gerçekleştirmek için çizdikleri takıları büyük bir sabır ve coşku ile ortaya çıkarmaktadırlar. Bilezik, kolye ve yüzük yapımının her biri uzmanlık ve özel teknikler gerektirir. Modeller, kullanılan yöntemlere göre zaman içinde gelişme göstermiştir ve zanaatkarların ilhamı her zaman geçmişe bir övgü olarak kabul edilmiştir.
Bilezikler :
Faslı bayanlar, eskiden takanın ilk bakışta hangi kabileden olduğunu gösteren gümüş takıları takmaktan asla vazgeçmezler.
Madenler
Binlerce yıldır işlenen madenler, yaratıcılık kaynağıdır. İşlenirken çıkardığı kendine has sesi ile ruhun derinliklerine nüfuz eder. Ziyaretçiler de, çekiç ve demir makaslarının ortaya koyduğu müziğin kendilerini çok uzaklara götürmesine müsaade ederler...Bir maceraperest gibi, sırları ortaya çıkarmak için bu şaşırtıcı sesleri aramaya koyulur ve bu çalışmalarına hüzün eşlik eder.
Kolyeler
Binlerce yıldır işlenen madenler, yaratıcılık kaynağıdır. İşlenirken çıkardığı kendine has sesi ile ruhun derinliklerine nüfuz eder. Ziyaretçiler de, çekiç ve demir makaslarının ortaya koyduğu müziğin kendilerini çok uzaklara götürmesine müsaade ederler...Bir maceraperest gibi, sırları ortaya çıkarmak için bu şaşırtıcı sesleri aramaya koyulur ve bu çalışmalarına hüzün eşlik eder.
Ahşap ve Halı
Ahşap :
Fas'ta ahşap işçiliği oldukça ünlüdür. Mimaride ve mobilyacılıkta kullanılan ahşap büyük işçilik gerektirmektedir. Mérinidesler döneminde (XIII. yy), büyük mimarlar, şehri sivil ve dini mimari ile donatmışlardır. Bugün, çekmeceler, dolaplar, kitap rafları ve kütüphaneler ahşabın en yaygın olarak kullanıldığı alanlardır ve bir kolaylık ihtiyacını karşılamaktadırlar.
Halı :
Tüm desenleri ve geometrik şekilleri ile Fas halısı, hiç şüphesiz bir becerinin ve ilhamın eseridir. Ki bu, dünyanın zaman içinde değişen acılarını ve sevinçlerini anlatan bir ilhamdır. Kına turuncusu, çivit mavisi, kızılkök, siyah, mavi kırmızı ve doğal yeşil ile birleştirilerek elde edilmiş farklı renklerdeki yünlerden elde edilen halılar bölgeden bölgeye kalite açısından değişiklik göstermektedir.
Deri :
Açık alanlarda büyük bir titizlikle ve yüksek kalitede gerçekleştirilen farklı renklerdeki yünlerin işlenmesi konusundaki çalışmalar gerçek bir övgüyü hak etmektedir. İstiflenmiş deriler bir tek şeyi bekliyor: gençlik havuzuna atılmak. Ancak, bu henüz gerçekleşmeyecek…öncelikle daha parlak olmaları için cila ile ovulacaklar. Bu işlemin ardından derinin daha yumuşak ve daha iyi işlenebilir olması için, içinde tuzlu su bulunan havuzda 15 gece ve 15 gündüz boyunca dinlenmeye bırakılacaklardır.
Çanak – Çömlek :
Kil, yüzyıllardır sorunlu bir madde olarak karşımıza çıkar. Verimsiz ve steril kaynaklar, bu kaynaklardan herhangi bir zenginlik elde etmeyen köylülere hayatı zehir etmektedir. Kilin güzelliğini ve bereketini anlamak için hava, toprak, su ve ateşin tüm sırlarına hakim olan çömlekleri dinlemek gerekir. Ölümden sonra hayatı meydana getirir…
|